Torakoskopi - Kapalı Ameliyat

Günümüzde cerrahinin tüm alanlarında olduğu gibi göğüs ameliyatlarında da daha küçük kesilerden, daha az iz bırakıp, daha az kas keserek ve kaburgaları daha az zedeleyerek, göğüs kafesi içinde ameliyat yapmak mümkün hale gelmiştir. Bu yöntem ile hastalar ameliyat sonrası çok daha az ağrı duymakta, daha erken ayağa kalkıp taburcu olabilmekte ve günlük hayatlarına daha erken geri dönmektedirler. Ayrıca ameliyat izi görüntüsü de çok daha kozmetik olmaktadır.

 

Torakotomi- Açık Ameliyat

Torakotomi, toraks'a(göğüs boşluğuna) kaburgalar arası açılarak girilen ameliyat türüdür. Yaklaşık 25 cm kadar bir kesi ile göğüs kafesi üzerindeki kaslar kesildikten sonra kaburgalar arası, retraktör denen vidalı sistemle açılan metal bir alet ile açıldıktan sonra göğüs boşluğu içine girilip gerekli müdahale yapılır. Kesi önde(meme altında), yanda veya arkada (kürek kemiği alt ve arkasına doğru) olabilir. Kaburgalar arası açılırken kaburgalardaki ezilmeye ve kas kesisine bağlı olarak ameliyat sonrası dönemde ağrı şikayeti genelde olur. Akciğerle, yemek borusu, nefes borusu ve mediastenle ilgili büyük ameliyatlar, hatta bazı merkezlerde daha küçük ameliyatlar bile genelde bu yolla yapılır. Hastanın genelde ameliyat sonrası 5-6 gün hastanede kalması gerekebilir. Daha küçük ve daha az kes kesisi ile yapılan 'kas koruyucou torakotomi' denen şekli de vardır. Ameliyat sonrası göğüs boşluğuna 'dren' de denilen, yaklaşık parmak kalılığında hortum benzeri göğüs tüpü, 1 veya 2 tane yerleştirilir ve bu drenlerin birkaç gün yerinde bırakılması gerekebilir.

Trakea (nefes borusu) Ameliyatı

Trakea (nefes borusu) ameliyatları, hastalığın bulunduğu yere bağlı olarak, boyundan (guatr ameliyatı gibi), göğüs kafesi ön kısmında (kalp ameliyatı gibi) veya torakotomi yöntemlerinden bir veya ikisi kullanılarak yapılır. Nefes borusu ameliyat edilirken aynı zamanda hastayı solutmak ta gerektiğinden komplike bir ameliyattır ve bu nedenle belli deneyimli merkezlerde yapılması önerilmektedir (Bakınız videolar- trakea rezeksiyonu). Hastalar genelde nefes darlığ ile ameliyata girse de ameliyattan sonra nefesleri oldukça rahatlamış olarak çıkarlar ve sonuçları genelde yüz güldürücüdür. Ameliyatta nefes burusunun hastalıklı kısmı çıkartılır alt ve üstteki kısım borunun devamlılığını sağlayacak şekilde birbirine dikilir.

Akciğer Kanseri

Akciğer kanseri tüm dünyada ve ülkemizde en sık görülen kanser türüdür, erkeklerde kadınlara göre daha sık görülmektedir. Özellikle uzun yıllar sigara içenler akciğer kanseri için ciddi risk altındadırlar.

Akciğer kanseri, akciğer ve küçük havayollarındaki hücrelerin kötü huylu hücrelere dönüşerek anormal çoğalması ve bir tümör (ur) oluşumu ile meydana gelir. Başlıca 4 tipi vardır; küçük hücreli tipi ve küçük hücreli olmayan 3 tipi – epidermoid, adeno ve büyük hücreli tipi.

Akciğer kanseri kendini öksürük, balgam, özellikle balgamda kan görünmesi, ağrı, iştahsızlık, kilo kaybı gibi belirtiler ile gösterir. Özellikle balgamda karışık kan görülmesi çok önemli bir bulgudur ve uzun yıllar sigara içen birinde olması şiddetle akciğer kanserini düşündürür.

Akciğer kanserinde tanı radyolojik incelemelerden sonra, bronkoskopi denilen burundan girilip nefes yolları içinden tümörün görülerek parça alınması veya akciğerin dış kısmında yerleşen tümörlerde, dışarıdan tomografi altında iğne ile parça alınması ile konulabilir. Tüm vücut kanser taraması yapılan pozitron emisyon tomografi (PET-BT) hem akciğer kanserini hem de vücutta diğer bölgelere sıçrama (metastaz) yapıp yapmadığını göstermede çok faydalı, yeni bir yöntemdir.

 

Akciğer kanseri tedavisinde temel tedavi seçenekleri cerrahi (ameliyat tedavisi), kemoterapi (ilaç tedavisi) ve radyoterapi (ışın tedavisidir).

Akciğer kanserinde en iyi sonuçlar veren, bu hastalıktan tamamen kurtulma ümidi veren tedavi şekli ameliyat tedavisidir. Fakat hastaların ancak % 20-25 kadarı ameliyat tedavisine uygun durumdadırlar. Akciğer kanserinde ameliyat tedavisi yapılabilmesi için temel şartlar

– Kanser sadece akciğerin bir kısmında olup, mediasten dediğimiz nefes borusu yanındaki bezelere veya vücudun diğer bölgelerine sıçrama (metastaz) yapmış olmaması gereklidir. Bezelere sıçrama olup olmadığını tesbit etmek için gerekirse bu bezelerden parça almak gerekebilir (mediastinoskopi ile- bakınız ameliyat türleri - mediastinoskopi)

– Hastanın genel durumunun ve performansının (kalp, diğer akciğer durumu ve yeterliliği) bu ameliyat için uygun olması gereklidir.

Akciğer kanserindeki 4 evrenin, Evre 1 ve Evre 2 sinde yakalananlarda, cerrahi tedavi uygundur ve bu kişilerde yaşam beklentisi ( 5 yıllık) % 80-90 lara kadar çıkabilmektedir. Bu nedenle erken evrelerde yakalanmış hastalarda ameliyat tedavisi çok önemli bir fırsattır ve kaçırılmamalıdır.

Akciğer kanserinde yapılan ameliyatlar başlıca açık (torakotomi) ve kapalı (torakoskopi- videotorakostkopi – VATS) ameliyatı olma üzere 2 şekildedir. Bakınız akciğer ameliyatı türleri.

Akciğer Kanserinin Evresi Nasıl Anlaşılır.

Akciğer kanserinin 4 evresi (aşaması) vardır ve bu evreler 3 kritere bakılarak belirlenir:
1. Tümörün çapı ve yerleştiği yer

Akciğer kanserinin büyüklüğü evre için önemlidir: örneğin 2 cm bir tümörle 5cm veya 8cm tümör farklı aşamalardadır. Ayrıca ana nefes borusunda yerleşen bir kanserle akciğerin bir köşesinde yerleşen kanserin de evreleri farklıdır
2. Lenf bezlerine yayılma olup olmaması

Lenf bezlerine yayılma olmaması daha erken bir evreyi (1. evre), lenf bezlerine yayılma daha ileri bir evreyi (2. veya 3. evre) gösterir.
3. Başka organlara yayılma (metastaz) yapmış olup olmaması

Akciğer kanseri erken teşhis edilmezse, diğer akciğere, beyine, kemiğe, böbrek üstü bezlerine, karaciğere veya diğer vücut bölgelerine yayılabilir. Bu durumda kanser en ileri aşamaya yani 4. evreye gelmiş olur.
Dördüncü Evre Akciğer Kanseri

4. evrede akciğer kanserinde akciğerdeki kanser vücudun başka organ veya dokularına (kemik, beyin, böbrek üstü bezleri, karaciğer, yumuşak dokular gibi) yayılma (metastaz) yapmıştır.

Akciğer kanserinin en ileri aşamasıdır.

Akciğer kanserleri 2 ana gruptan oluşur: ‘Küçük Hücreli’ Akciğer Kanseri ve ‘Küçük Hücreli Olmayan’ Akciğer Kanseri. Bu 2 grubun tedavileri farklıdır.

Aşağıda bu 2 grup için tedavi yöntemlerini okuyabilirsiniz.
Küçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanseri 4. Evre Tedavisi

  • Bu evrede kanser başka organlara da yayılmış olduğundan belli durumlar hariç olmak üzere ameliyat tercih edilmez.
  • En uygun tedavi kemoterapi, hedefe yönelik tedaviler, immunoterapi ve gerekirse kanserin yayılma bölgeleri için radyoterapi şeklindedir.
  • Skuamöz (epidermoid) hücreli dışında kalan kanserlerde hedefe yönelik tedavi (akıllı ilaçlar) kullanılması tedavi başarısını artırır.
  • Akıllı ilaçların kullanılabilmesi için biyopsi yapılan tümörden EGFR, ALK ve ROS-1 gen testleri yapılmalıdır.
  • Ameliyat çok özel durumlarda (örneğin beyinde veya böbrek üstü bezinde sadece 1 metastaz olup ve bunların da tedavi edilmiş veya edilecek olması gibi) faydalı olabilir.

Küçük Hücreli Akciğer Kanseri 4. Evre

Bu grupta akıllı ilaçlar veya immunoterapi uygulanamaz. Tedavinin 2 unsuru şunlardır:

  • Kemoterapi – ilaç tedavisi
  • Radyoterapi – ışın tedavisi

Dördüncü Evre Akciğer Kanserinde Öneriler

Akıllı ilaçların kullanılması bu evrede tedavi başarısını artırır. Ancak hastaların yaklaşık dörtte birinde bu tedavi uygulanabilir.

İmmunoterapi ile ümit verici sonuçlar alınmaya başlamıştır – onkoloji uzmanınız ile görüşünüz.

Destek tedavileri ile hastanın yaşam konforu korunmaya gayret edilir.

Ortaya çıkan nefes darlığı, ağrılar veya şiddetli zayıflama durumları için palyatif tedaviler uygulanmalıdır.

Alternatif tedaviler adı verilen ve bir çok hasta yakınının ümit bağladığı ürünler hiç bir fayda sağlamaz. Bu konuda dikkatli olunmasını önermek zorundayız.
Dördüncü Evre Akciğer Kanseri Yaşam Süresi (Prognoz)

Hasta ve yakınlarının sıklıkla sorduğu soru ‘uygulanacak tedavi ile bu hastalıktan kurtulma şansı’dır. Aşağıdaki istatistikler çok büyük sayıda hastaların tedavileri ile elde edilen uluslararası araştırmaların sonuçlarını yansıtmaktadır.

  • Bir yıllık yaşam süresi olasılığı (İngiliz Kanser Araştırma Merkezi sonuçları)
  • Dördüncü evre akciğer kanserli hastalarda 1 yıllık yaşam oranı %14’dür.
  • Beş yıllık yaşam süresi olasılığı (Amerikan Ulusal Kanser Enstitüsü sonuçları)
  • Dördüncü evre akciğer kanserli hastalarda 5 yıl yaşam şansı %1’dir.

Akciğer Kisti (Hidatik Kist)

Fernando di Gasperi

Akciğer hidatik kisti, ecchinoccoccus denilen milimetrik bir (parazit) kurtçuğun neden olduğu akciğer kistidir. Genellikle kısal kesimde yaşayanlarda daha sık görülmekle birlikte şehirlerde yaşayanlarda da görülebilmektedir. Çocuklarda da yetişkinlerde de görülebilir. İnsanlara genelde parazitin bulaştığı iyi yıkanmamış sebze ve meyvelerin tüketilmesi ile geçer. Akciğer ile birlikte karaciğer de en sık görülür. Kişiden kişiye bulaşmazlar.

Timus Cerrahisi

Timus organı, göğüs ön kemiğinin hemen arkasında kalp in önünde yer alan, çocukken daha büyük olup yetişkinde belli belirsiz olacak kadar küçülen bir yapıdır ve bağışıklık sistemimiz ile ilgili görevleri vardır. Bu organ dan kaynaklanan tümöral oluşumlar ve kistler olabileceği gibi, bazen timus tümör olmadan da büyüyebilir (Myatenia gravis hastalığı- timus hiperplazisi).

Akciğerde İyi Huylu Kitle (tümör)

Akciğerde İyi Huylu Kitle (tümör)

Akciğerde görülen tümörlerin büyük bölümü kötü huylu olsada bazen iyi huylu tümörler de olabilir. İyi huylu tümörlerin büyük kısmını ya tam tanı koyabilmek ya da büyüyeceklerinden veya nefes yollarını tıkayabileceklerinden dolayı ameliyat ile çıkarmak gerekir. İyi huylu tümörler daha çok genç yaşlarda görülür. Bazı iyi huylu sınıflamasına dahil ettiğimiz tümörler, aslında çok yavaş büyüyen ve kötü huy özelliği de taşıyan karsinoid tümörlerdir.

Akciğerde Nodül-Leke

Akciğer fiminde veya tomografide akciğerde bir çok nedene bağlı, büyüklüğü 3-4 cm den küçük, nodül (leke) dediğmiz oluşumlar görülebilir. Bu nodüllerin nedeni bir çok hastada iyi huylu nedenler (enfeksiyon, eski izler ) olabileceği gibi kötü huylu bir tümörün ilk aşaması olabilir. Genelde genç veya sigara içmeyenlerde iyi huylu nedenler çok daha sık iken, orta-ileri yaşta ve özellikle uzun süre sigara içenlerde bu nodüllerin kötü huylu olma ihtimali daha yüksektir.

Akciğer'e Metastaz (başka tümörlerin akciğere sıçraması)

Vücudun başka yerlerinde olan tümörler akciğerlere sıçrama (metastaz) yapabilir. Akciğer bu bakımdan en sık sıçrama yapılan organdır. Belirli kriterlerin sağlanması durumunda akciğerdeki metastazların ameliyat ile çıkartılması hastanı tedavisine çok olumlu katkılar sağlayacaktır. Bu kriterler;

Aşırı El - Koltuk Altı Terlemesi

Özellikle genç yaş grubundaki (15-35 yaş) kişilerde eller ve koltukaltında aşırı terleme, yüzde kızarma, terleme ve ateş basması gibi şikayetler yapan rahatsızlık, 'hiperhidrozis' olarak adlandırılmaktadır. Bu kişilerde eller veya koltık altı devamlı nemli ve ıslak olup, kişilerin günlük hayatını kıstlayacak miktarda olabilir. Bu kişiler sık sık kıyafet değiştirme, tokalaşmaktan kaçınma, yazı yazarken kağıdın ıslanması gibi, devamlı olduğunda rahatsız edici durumlarla karşı karşıya kalabilirler.

@YASAL UYARI

Prof. Dr. Erdal OKUR web sitesi ziyaretçilerini bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, sağlık hizmeti vermektedir. Sitedeki bilgiler hiç bir şekilde hastalıkların tanı veya tedavisinde kullanılmamalıdır. Tanı ve tedavi mutlak bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi işlemlerdir.

Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla değişilmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede terk edilebilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan, farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Aynı konu hakkında farklı görüşler olması mümkündür. Sitedeki bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir. Web sitesinde olabilecek herhangi bir yanlışlık veya eksiklikten dolayı, herhangi bir sorumluluk Prof. Dr. Erdal OKUR’a atfedilemez.

Site “basılı yayın” olarak koruma altında olup yazıların hiçbiri tamamen veya kısmen, hiç bir ortamda (Internet, Dergi, Gazete, TV, Radyo) Prof. Dr. Erdal OKUR’un izni olmaksızın kullanılamaz. Tüm kullanıcılar yukarıda belirtilen yasal uyarıyı okumuş, tamamen ve çekincesiz olarak kabul etmiş sayılırlar. Aksi durumlarda 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ihlali söz konusudur. Site ile ilgili tüm haklar; Prof. Dr. Erdal OKUR’a aittir.

İLETİŞİM

Ad Soyad : ERDAL OKUR

Unvan : Prof. Dr.

Tıbbi Birim : Göğüs Cerrahisi

Uzmanlık : Göğüs Cerrahisi

Şube : Bakırköy Hastanesi, Fulya Hastanesi, International Hastanesi

E-Posta : This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Web Sitesi : http://www.erdalokur.com

Akciğer Kanseri | Akciğerde İyi Huylu Kitle | Akciğerde Nodül-Leke | Akciğer'de Metastaz | Akciğer Kisti (hidatik kist) | Akciğer Hava Kisti-Bül | Pnömotoraks | Mediasten Kitle-Kist | Aşırı El,Koltuk Altı Terlemesi | Diyafram Hastalıkları | Göğüs Duvarı Anomalileri | Göğüs Duvarı Tümörleri | Plevral- Akciğer Zarı | Plevral Enfeksiyon-Ampiyem | Timus Cerrahisi | Trakea (nefes borusu) Hastalıkları

Top
Bilgi deneyiminizi iyileştirmek için yasal düzenlemelere uygun çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgiye Gizlilik ve Çerez Politikası sayfamızdan erişebilirsiniz. More details…